AFT Nedir? AFT Nasıl Geçer?

Ağız içinde çıkan küçük, yuvarlak, beyaz yaralar çoğu insanın canını yakar. Yemek yerken, konuşurken hatta bazen sadece ağzını oynatırken bile batma hissi yaratır. Halk arasında “aft” olarak bilinen bu lezyonlar, genellikle zararsızdır ama oldukça rahatsız edicidir. Bazı kişilerde yılda birkaç kez çıkar, bazılarındaysa kronik hale gelir. Peki, bu küçük ama etkili yara neden oluşur? Nasıl geçer? Ve en önemlisi, tekrar etmesini nasıl önleyebilirsin?

İlk olarak aftın ne olduğunu anlamakla başlayalım.

1. AFT Ne Anlama Gelir?

Aft, ağız içinde oluşan yüzeysel, ağrılı ve genellikle yuvarlak şekilli bir mukoza yarasıdır. Tıbbi adıyla “aftöz stomatit”, ağız içi iltihaplanma türüdür. Bu yaralar enfeksiyon değildir ve bulaşıcı özelliği bulunmaz.

AFT nasıl tanımlanır?

Aft, genellikle şu özelliklerle tanımlanır:

  • Renk: Merkezinde beyaz-sarı renkte zar, çevresinde kırmızı bir hale (çevre) bulunur.
  • Şekil: Yuvarlak ya da ovaldir.
  • Boyut: 1 mm ila 1 cm arasında değişebilir.
  • Lokalizasyon: En sık yanak içi, dudak içi, dil kenarı ve yumuşak damakta görülür.

Aft genellikle tek başına çıkar ama bazı kişilerde birden fazla sayıda aynı anda görülebilir. Çoğu zaman 7–10 gün içinde kendiliğinden iyileşir.

AFT bir hastalık mıdır?

Hayır. Aft bir hastalık değil, bir belirtidir. Bazen bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkların habercisi olabilir. Ancak çoğu aft, herhangi bir sistemik hastalıkla ilişkili değildir. Bu türlere “minör aft” denir.

Aftı diğer ağız içi yaralardan ayıran temel faktör ise bulaşıcı olmamasıdır. Uçuk (herpes) gibi virüs kaynaklı lezyonlarla karıştırılmamalıdır.

2. AFT Nasıl Görünür ve Nerede Çıkar?

Aft genellikle küçük, oval ya da yuvarlak şekilli ve ağrılı bir yara olarak belirir. Merkezinde grimsi-beyaz bir doku tabakası yer alırken, etrafında net sınırlı kırmızı bir iltihap halkası bulunur. Görünümü, çıplak gözle kolayca ayırt edilebilecek kadar belirgindir.

AFT'nin fiziksel özellikleri nelerdir?

Aşağıdaki tablo, aftın temel fiziksel özelliklerini özetlemektedir:

ÖzellikAçıklama
RenkOrtası beyaz-sarı, çevresi kızarık
ŞekilYuvarlak ya da oval
BoyutGenellikle 2-5 mm, nadiren 1 cm'e kadar
SayıTekli veya çoklu lezyon (özellikle nükslerde)
Ağrı DurumuHafiften şiddetliye kadar ağrılı
Yüzey ÖzelliğiDüz, yüzeysel, kabarık olmayan

AFT en çok nerede çıkar?

Aft lezyonları sadece ağız içinde görülür ve en sık yumuşak doku bölgelerinde ortaya çıkar. Sert damak ya da diş eti gibi keratinize bölgelerde nadiren görülür.

Aftın en sık görüldüğü yerler:

  • Yanak içi (bukal mukoza)
  • Dudak iç yüzeyi
  • Dil kenarı ve alt yüzeyi
  • Yumuşak damak
  • Diş eti hattına yakın bölgeler

Dil üzeri ve boğaz arkası aft için nadir yerleşim bölgeleridir. Bu bölgelerde çıkan yaralar başka rahatsızlıklarla karışabileceği için dikkatli değerlendirilmelidir.

AFT çeşitlerine göre görünüm fark eder mi?

Evet, aftın türüne göre görünümü ve şiddeti değişir:

  • Minör AFT: Küçük, yüzeysel, tekli ya da az sayıda. Kendiliğinden 7–10 günde iyileşir.
  • Majör AFT: Daha büyük, derin, iyileşmesi 3 haftayı bulur. İz bırakabilir.
  • Herpetiform AFT: Çok sayıda, küçük çaplı, gruplar halinde çıkar. Genellikle yaygın dağılım gösterir.

3. AFT Neden Olur?

AFT’nin oluşum nedeni çoğu zaman tam olarak bilinmez. Ancak uzmanlar, birçok çevresel ve sistemik faktörün bu lezyonlara yol açabileceğini kabul eder. Aft genellikle bir hastalık belirtisi değil, bağışıklık sistemiyle ilgili bir uyarı mekanizmasıdır.

AFT oluşumunu tetikleyen ana nedenler nelerdir?

Aft oluşumunda rol oynayan faktörler üç ana grupta toplanır:

1. Fiziksel ve kimyasal nedenler

  • Diş fırçalama sırasında ağız içini zedelemek
  • Sert veya kesici gıdaların neden olduğu travmalar
  • Diş telleri ve protezlerin oluşturduğu sürtünme
  • SLS (sodyum lauril sülfat) içeren diş macunları

2. Beslenme eksiklikleri

  • B12 vitamini eksikliği: Aftla doğrudan ilişkilidir
  • Folat (folik asit) eksikliği
  • Demir eksikliği: Ağız mukozasında hassasiyet yaratır
  • Çinko ve D vitamini düşüklüğü: Mukozal bağışıklığı zayıflatır

3. Bağışıklık sistemi ve genetik faktörler

  • Ailede aft geçmişi (genetik yatkınlık)
  • Otoimmün hastalıklar (Behçet, çölyak, lupus)
  • Stres ve anksiyete (bağışıklık dengesini bozar)
  • Hormon dalgalanmaları (özellikle kadınlarda adet dönemi öncesi)

AFT enfeksiyonla ilgili midir?

Hayır. AFT, viral veya bakteriyel bir enfeksiyon değildir. Bu yönüyle uçuk gibi bulaşıcı ağız lezyonlarından ayrılır. Ancak bağışıklık sisteminin aşırı tepkisi, sağlıklı hücrelere zarar vererek afta neden olabilir.

AFT'nin oluşmasına neden olan diğer tetikleyiciler:

TetikleyiciEtkisi
Gıda alerjileriÖzellikle çikolata, domates, fındık, sirke, narenciye
Hormonal değişikliklerKadınlarda adet öncesi dönemde daha sık görülür
Uyku düzensizliğiVücut direncini düşürerek bağışıklığı zayıflatır
Sigara bırakmakAğız mukozasında adaptasyon sorununa neden olabilir
Gastrointestinal hastalıklarÖzellikle Crohn, ülseratif kolit gibi bağırsak hastalıkları

AFT Kimlerde Daha Sık Görülür?

AFT her yaşta ve cinsiyette görülebilir, ancak bazı gruplarda daha yaygın ve tekrarlayıcı şekilde ortaya çıkar. Aile öyküsü, yaş, cinsiyet ve bazı sağlık durumları, aft gelişme riskini artırır.

AFT en çok kimlerde görülür?

  • Genç erişkinler (10–30 yaş arası): En sık görülen yaş aralığıdır. Ergenlik sonrası bağışıklık dalgalanmaları ve yaşam stresi etkili olur.
  • Kadınlar: Hormonal döngüler nedeniyle kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüksektir. Özellikle regl öncesi dönemlerde artış gözlenir.
  • Genetik yatkınlığı olan bireyler: Ailesinde aft geçmişi bulunan kişilerde tekrarlayan aft riski daha yüksektir.
  • Otoimmün hastalığı olanlar: Behçet hastalığı, çölyak hastalığı veya lupus gibi bağışıklık sistemini etkileyen rahatsızlıklar aftı tetikleyebilir.
  • Sigara içmeyenler: İlginç şekilde sigara içenlerde ağız mukozası daha kalın olduğundan aft daha az görülür. Sigaranın bırakılması sonrası aft sıklığında artış olabilir.

AFT tekrarlayan yapıda mı görülür?

Evet. Özellikle genç yetişkinlerde ve bağışıklık sistemi hassas kişilerde aft, yılda birkaç kez tekrar edebilir. Bu duruma tekrarlayan aftöz stomatit (RAS) denir.

Risk faktörleri tablosu:

Risk FaktörüEtkisi
Genetik yatkınlıkAilesel geçiş %40 oranında rapor edilmiştir
Kadın cinsiyetiHormon döngüsü ile bağlantılı olarak daha sık
Stres ve yetersiz uykuBağışıklık sistemini baskılayarak afta zemin hazırlar
Alerjik bireylerBesin duyarlılıkları ile ilişkili olabilir
Gastrointestinal hastalıkÖzellikle Crohn ve çölyak ilişkisi sıkça bildirilir

AFT, sadece tek bir nedene bağlı değildir. Genetik yapı, çevresel faktörler ve sistemik hastalıklar birlikte etkili olur. Özellikle çocuklukta başlamışsa, genetik zemin düşünülmelidir.

AFT Ağrısı Ne Kadar Sürer?

AFT ağrısı genellikle yaranın çıkmasından hemen sonra başlar ve iyileşme süreciyle birlikte azalır. Ağrı, çoğu kişi için en rahatsız edici semptomdur çünkü yemek yeme, konuşma ve ağız hareketlerini doğrudan etkiler.

AFT ağrısı kaç gün sürer?

AFT ağrısı genellikle 3 ila 5 gün arasında sürer. Ancak yara tam iyileşene kadar hafif hassasiyet devam edebilir. Aşağıdaki tablo, aftın ağrılı sürecini aşama aşama özetler:

GünDurumAğrı Şiddeti
1. GünYara oluşur, batma ve hassasiyet başlarOrta
2–3. GünEnflamasyon artar, ağrı en yüksek düzeydedirŞiddetli
4–5. GünYara küçülmeye başlarAzalan ağrı
6–10. GünYara kapanır, ağrı tamamen geçerYok / Minimal

AFT tamamen ne zaman geçer?

Minör aftlar genellikle 7–10 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Ağrılı evre çoğunlukla ilk 3–5 günle sınırlıdır. Majör aftlar ise daha derin ve büyük olduğu için iyileşme süresi 3 haftaya kadar uzayabilir.

AFT ağrısını artıran durumlar:

  • Asitli, tuzlu veya baharatlı yiyecekler
  • Diş fırçalarken yaranın temas alması
  • Sıcak içecekler
  • Sık konuşma ya da çiğneme hareketleri

Bu tür durumlar yaranın tahriş olmasına neden olur ve ağrıyı uzatabilir. Ağrı kontrolü için antiseptik solüsyonlar ve lokal anestetik içeren gargaralar önerilebilir.

AFT Nasıl Geçer?

AFT çoğu zaman kendiliğinden iyileşir. Ancak ağrıyı azaltmak, iyileşme süresini kısaltmak ve günlük yaşam kalitesini artırmak için çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Aftın türüne ve şiddetine göre tedavi yaklaşımı değişir.

AFT tedavisinde en etkili yöntemler nelerdir?

Aşağıdaki yöntemler, aftın daha hızlı iyileşmesini ve ağrının kontrol altına alınmasını sağlar:

1. Topikal (yerel) tedaviler

  • Kortikosteroid içerikli jeller (örneğin: triamcinolone acetonide): İltihabı azaltır, iyileşmeyi hızlandırır.
  • Antiseptik ağız gargaraları: Ağız içi hijyeni sağlar, enfeksiyon riskini azaltır.
  • Lokal anestetik sprey/jel: Ağrıyı geçici olarak keser (lidokain içerikli ürünler).

2. Vitamin ve mineral takviyeleri

  • B12 vitamini
  • Folik asit
  • Demir

Bu takviyeler, kan testinde eksiklik saptanmışsa doktor kontrolünde verilmelidir.

3. Ağız hijyenine dikkat

  • SLS içermeyen diş macunu kullanmak
  • Dişleri yumuşak fırçayla temizlemek
  • Asitli ve tahriş edici gıdalardan uzak durmak

4. İleri tedavi yöntemleri (nadir durumlar için)

  • Lazer terapisi: Aft lezyonunun üzerine düşük yoğunluklu lazer uygulanarak iyileşme hızlandırılabilir.
  • Sistemik ilaç tedavisi: Şiddetli ve tekrarlayan aftlar için bağışıklık sistemini düzenleyici ilaçlar (örneğin kolşisin) doktor tarafından reçete edilebilir.

Hangi tedavi ne zaman işe yarar?

DurumÖnerilen Müdahale
Hafif, tekli aftKortikosteroid jel + antiseptik gargara
Orta şiddetli, tekrarlayan aftVitamin takviyesi + topikal tedavi
Şiddetli, majör aftDermatolog ya da diş hekimi kontrolünde sistemik tedavi

AFT tedavisinde erken müdahale önemlidir. Yaranın ilk günlerinde uygulanan tedavi, ağrı süresini kısaltır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

Evde Aft Tedavisi Mümkün Mü?

Evet, aft için evde uygulanabilecek bazı yöntemler vardır. Bu yöntemler hafif ve minör aftlarda ağrıyı azaltabilir, iyileşmeyi destekleyebilir. Ancak, büyük veya sık tekrar eden aftlarda yalnızca ev tedavisi yeterli olmayabilir.

Evde uygulanabilecek etkili yöntemler nelerdir?

Aşağıdaki yöntemler, klinik destek olmadan evde uygulanabilir ve genellikle güvenlidir:

Tuzlu su ile gargara
Antiseptik etkisiyle ağız içini temizler. 1 çay kaşığı tuzu, 1 su bardağı ılık suya karıştırarak günde 2 kez uygulanabilir.

Karbonatlı gargara
Ağız içi pH dengesini düzenler. 1 çay kaşığı karbonat, yarım bardak su ile karıştırılarak gargara yapılabilir.

Bal sürmek
Bal, doğal bir antibakteriyeldir. Aft üzerine doğrudan uygulanabilir. Günde birkaç kez tekrarlanabilir.

Papatya çayı kompresi
Papatya, yatıştırıcı ve antienflamatuvar özellik gösterir. Demlenmiş çay soğuduktan sonra pamukla lezyon üzerine uygulanabilir.

Hindistancevizi yağı
Antimikrobiyal etkisiyle bilinir. Yaranın üzerine ince bir tabaka şeklinde sürülebilir.

Hangi ev yöntemlerinden kaçınılmalı?

Bazı halk arasında yaygın uygulamalar, yaranın daha fazla tahriş olmasına neden olabilir:

UygulamaRisk
Sirke veya limon sürmekAftı yakar, tahrişi artırır
Diş macunu doğrudan sürmekAft bölgesini tahriş edebilir
Sarımsak bastırmakMukoza yanığına neden olabilir

Evde tedavi destekleyici olsa da, aslında tam olarak bir tedavi değildir. 7 gün içinde geçmeyen ya da sık tekrarlayan aftlar için mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Hangi Durumlarda Doktora Gidilmeli?

Aft çoğu zaman zararsız ve kendiliğinden geçen bir durumdur. Ancak bazı durumlar, altta yatan ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu belirtiler varsa doktora başvurmak gerekir.

Hangi belirtiler doktora gitmeyi gerektirir?

Aşağıdaki durumlar, tıbbi değerlendirme gerektirir:

Aft 14 günden uzun sürüyorsa
Normalde 7–10 gün içinde iyileşmesi beklenir. Süre uzuyorsa, altta yatan sistemik bir neden olabilir.

Yaralar çok büyükse (1 cm’den büyük)
Majör aft olabilir. Derin ve iz bırakabilir. Uzman müdahalesi gerekir.

Aynı anda birden fazla bölgede çıkıyorsa
Herpetiform aft ya da bağışıklık sistemine bağlı durumlar düşünülmelidir.

Yılda 4’ten fazla tekrar ediyorsa
Bu durumda “tekrarlayan aftöz stomatit” söz konusudur. Takip ve gerekirse ileri tetkik gerekir.

Yutkunma güçlüğü, yüksek ateş veya lenf bezlerinde şişlik varsa
Sistemik enfeksiyon ya da başka bir hastalıkla ilişkili olabilir.

Ağız dışında da benzer yaralar oluşuyorsa
Göz, genital bölge veya deri gibi farklı bölgelerde yaralar varsa Behçet hastalığı gibi sistemik hastalıklar araştırılmalıdır.

Ne zaman hangi uzmana gidilmeli?

BelirtiBaşvurulması Gereken Uzman
Uzun süren ya da tekrarlayan aftDermatolog veya ağız-diş sağlığı uzmanı
Sistemik belirtiler (ateş, halsizlik)İç hastalıkları (dahiliye) uzmanı
Genital/ağız/göz yaraları birlikteRomatolog veya immünoloji uzmanı

Görünüşte basit bir ağız yarası, ciddi bir hastalığın ilk işareti olabilir. Özellikle kronikleşen veya atipik lezyonlar mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu içerik Diş Hekimi Macit Karataşlı tarafından bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır.